Kalp Hastalığı Olan Gebelerde Sezaryende Uygulanan Anestezi Yöntemlerinin Retrospektif Değerlendirilmesi [Turk J Anaesthesiol Reanim]
Turk J Anaesthesiol Reanim. 2014; 42(6): 326-331 | DOI: 10.5152/TJAR.2014.49389  

Kalp Hastalığı Olan Gebelerde Sezaryende Uygulanan Anestezi Yöntemlerinin Retrospektif Değerlendirilmesi

Özlem İlhan Yıldırım, İlkben Günüşen, Asuman Sargın, Vicdan Fırat, Semra Karaman
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye

AMAÇ: Çalışmamızda 2006-2012 yılları arasında kalp hastalığı olan ve sezaryen ameliyatı geçiren gebelerde uygulanan anestezi yöntemlerinin anne ve yenidoğan üzerine olan etkilerinin geriye dönük olarak incelenmesi amaçlandı.
YÖNTEMLER: Hastanemiz medikal sistemine kayıtlı dosyaların taranması sonucu, kalp hastalığı olan ve sezaryen uygulanan toplam 107 hastanın demografik verileri, obstetrik, anestezi ve yenidoğan kayıtları incelendi.
BULGULAR: Gebelerin 53’üne (%49,5) genel anestezi, 54’üne (%50,5) rejyonal anestezi (34’ü spinal, 19’u epidural, 1 hasta kombine spinal epidural anestezi) uygulandığı saptandı (p>0,05). Gebelik haftası genel anestezi uygulanan grupta daha düşüktü (p=0,007). Kalp hastaları içinde kapak hastalığı olan gebe sayısı daha yüksekti (%75,7). Mevcut kalp hastalığı ile uygulanan anestezi yöntemi arasındaki ilişki anlamlı bulunmazken (p=0,28), NYHA (New York Heart Association) sınıflamasına göre derece arttıkça genel anestezi oranlarının arttığı saptandı (p=0,001). NYHA I’de yer alan toplam 74 hastadan %39’una genel anestezi uygulanırken NYHA II ve III de bu oran sırasıyla %64 ve %100’dü. Kalp hastalığına yönelik cerrahi girişim öyküsü olan ve/veya tıbbi tedavi alan gebelerde de genel anestezi oranları daha yüksekti (p=0,009). APGAR skorları açısından gruplar arasında farklılık saptanmazken, genel anestezi grubunda yenidoğanın doğum kilosu daha düşük (p=0,03) bulundu. Postoperatif komplikasyonlar ve hastanede yatış süreleri açısından gruplar benzerdi.
SONUÇ: Araştırmamız sonucunda kalp hastalığı olan gebelerde uygulanan rejyonal ve genel anestezi oranları benzer bulunurken, NHYA sınıfı yüksek, kalp cerrahisi geçiren ve/veya ilaç tedavisi alan gebelerde genel anestezinin daha fazla tercih edildiği saptandı. Kalp hastalığı olan gebelerin anestezi yönetiminde, genel anestezi için kriterlerin daraltılabileceği, hastanın klinik durumuna, hemodinamik parametrelerine ve obstetrik aciliyete göre epidural veya kombine-spinal-epidural (CSE) anestezi uygulamalarımızın arttırabileceği kanısına varıldı.

Anahtar Kelimeler: Kalp hastalığı, gebelik, sezaryen, anestezi yöntemi, retrospektif inceleme


The Evaluation of Applied Anaesthetic Techniques for Caesarean in Parturients with Cardiac Diseases: Retrospective Analysis

Özlem İlhan Yıldırım, İlkben Günüşen, Asuman Sargın, Vicdan Fırat, Semra Karaman
Department Of Anesthesiology And Reanimation, Ege University, Izmir, Turkey

OBJECTIVE: In this study, the effects of anaesthetic technique on mother and newborn were investigated in a retrospective analysis of parturients with cardiac diseases undergoing Caesarean section between 2006-2012.
METHODS: Our hospital’s medical information system records were analyzed, and we found 107 parturients with cardiac disease and were undergoing Caesarean section, and their demographic data and obstetric, anaesthetic, and neonatal record forms were inspected.
RESULTS: Fifty-three (49.5%) pregnant women received general anaesthesia, and 54 (50.5%) received regional anaesthesia (34 spinal, 19 epidural and 1 combined-spinal-epidural (CSE) (p=0.05). Week of pregnancy was lower for the group of general anaesthesia (p=0.007). Among cardiac parturients, valvular lesion rates were higher (75.7%). The relationship between existing cardiac disease and anaesthetic management was not significant (p=0.28). However, we determined that parturients with higher NYHA (New York Heart Association) classifications had higher general anaesthesia rates. (p=0.001). A rate of 39% of 74 NYHA I patients were undergoing general anaesthesia; this rate was 64% for NYHA II and 100% for NYHA III. The patients with cardiac surgery or medical treatment history had higher general anaesthesia rates (p=0.009). Although the general anaesthesia group newborn weights were lower (p=0.03), there was no difference between groups for APGAR scores. With regard to postoperative complications and hospital stay, the groups were similar.
CONCLUSION: We determined that general and epidural rates in parturients with cardiac diseases were similar, general anaesthesia was preferred for parturients who had higher NYHA classifications and surgical or medical treatment history. We considered that general anaesthesia criteria should reduce the anaesthesia management of parturients with cardiac disease; epidural or CSE anaesthesia applications should increase according to the patient’s physical state, haemodynamic parameters, and obstetric indications.

Keywords: Cardiac disease, pregnancy, caesarean section, anaesthetic technique, retrospective analysis


Özlem İlhan Yıldırım, İlkben Günüşen, Asuman Sargın, Vicdan Fırat, Semra Karaman. The Evaluation of Applied Anaesthetic Techniques for Caesarean in Parturients with Cardiac Diseases: Retrospective Analysis. Turk J Anaesthesiol Reanim. 2014; 42(6): 326-331

Sorumlu Yazar: İlkben Günüşen, Türkiye


ARAÇLAR
Tam Metin PDF
İngilizce Tam Metin
Yazdır
Alıntıyı İndir
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
E-Postala
Paylaş
Yazara e-posta gönder

Benzer makaleler
PubMed
Google Scholar