Postperfusion Syndrome in Cadaveric Liver Transplantations [Turk J Anaesthesiol Reanim]
Turk J Anaesthesiol Reanim. 2016; 44(3): 128-133 | DOI: 10.5152/TJAR.2016.32657  

Postperfusion Syndrome in Cadaveric Liver Transplantations

Bahar Aydınlı1, Ümit Karadeniz2, Aslı Demir2, Çiğdem Yıldırım Güçlü3, Dilek Kazancı2, Rabia Koçulu2, Candan Haytural2, Ayşegül Özgök2, Erdal Birol Bostancı4, Ali Zorlu5
1Mersin State Hospital Anaesthesia Clinic, Mersin, Turkey
2Türkiye Yüksek İhtisas Training And Research Hospital, Anaesthesia And Reanimation Clinic, Ankara, Turkey
3Ankara University Faculty of Medicine, Anaesthesiology And Reanimation Department, Ankara, Turkey
4Türkiye Yüksek İhtisas Training And Research Hospital, Gastroenterologic Surgery Clinic, Ankara, Turkey
5Cumhuriyet University Faculty of Cardiology Department, Sivas, Turkey

INTRODUCTION: To evaluate the factors that affects the postperfusion syndrome in cadaveric liver transplantations and the effect of the postperfusion syndrome on discharge from the hospital.
METHODS: Patients who underwent cadaveric liver transplantations between 2007 and 2013 were scanned retrospectively. Intraoperative anaesthesia records, intensive care unit follow-up forms and discharge reports were examined from patient files. Overall, 43 patients having complete data were included in the study. The postperfusion syndrome is defined as asystoli or a decrease in mean arterial pressure of more than 30%, which occurred in the first 5 min of reperfusion and continued for 1 min. Patients were divided into two groups: those who had the postperfusion syndrome and those who did not.
RESULTS: The number of patients who had the postperfusion syndrome was 25 of 43 (58.1%). The MELD score of patients without the postperfusion syndrome was calculated as 16.9±3.2 and that of patients with the postperfusion syndrome was 19.7±3.6. A statistically significant relationship was detected between the postperfusion syndrome occurrence and a high MELD score (p=0.013). The diastolic blood pressure just before reperfusion was statistically lower in the group with the postperfusion syndrome than in the other group (p=0.023, 50±8 vs. 58±11). According to the logistic regression analysis, the MELD score and the decrease in diastolic blood pressure before reperfusion were defined as independent predictive factors.
DISCUSSION AND CONCLUSION: According to the study, the ratio for having the postperfusion syndrome was found to be 58.1%. The independent predictor factors affecting the postperfusion syndrome were detected as the MELD score and the decrease in diastolic blood pressure before reperfusion. The postperfusion syndrome during orthotropic liver transplantation is an important issue for anaesthesiologists. The awareness of the related factors with the postperfusion syndrome may help in the development of various preventive strategies

Keywords: Liver transplantation, postperfusion syndrome, anaesthesia


Kadavradan Karaciğer Nakillerinde Postreperfüzyon Sendromu

Bahar Aydınlı1, Ümit Karadeniz2, Aslı Demir2, Çiğdem Yıldırım Güçlü3, Dilek Kazancı2, Rabia Koçulu2, Candan Haytural2, Ayşegül Özgök2, Erdal Birol Bostancı4, Ali Zorlu5
1Mersin Devlet Hastanesi, Anestezi Kliniği, Mersin
2Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, Ankara
3Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Ankara
4Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi, Gastroenterolojik Cerrahi Kliniği, Ankara
5Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, Sivas

GİRİŞ ve AMAÇ: Kadavradan karaciğer nakil ameliyatlarında postreperfüzyon sendromu gelişimini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve PRS’nin taburculuğa etkisinin araştırılmasıdır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: 2007-2013 yılları arasında kadavradan ortotopik karaciğer nakli yapılmış hastalar retrospektif tarandı. Hastaların dosyalarından intraoperatif anestezi bilgileri, yoğun bakım izlem formları, hastane çıkış epikrizleri incelendi. Bilgilerine tam ulaşılan 43 hasta çalışmaya dahil edildi. Reperfüzyon sonrası ilk 5 dakika içinde gelişen ve 1 dakika süre ile devam eden ortalama arter basıncındaki %30’dan fazla olan azalma ya da asistol gelişimi postreperfüzyon sendromu (PRS) olarak kabul edildi. Hastalar PRS gelişen ve gelişmeyen olarak 2 gruba ayrıldı.
BULGULAR: Kırk üç hastanın 25’inde (%58,1) PRS meydana geldiği görüldü. PRS gelişmeyen hastaların MELD skor ortalaması 16,9±3,2, PRS gelişenlerin MELD skor ortalaması 19,7±3,6 olarak hesaplandı. PRS gelişimi ile MELD skor yüksekliği arasında istatistiksel anlamlı ilişki saptandı (p=0,013). Reperfüzyon döneminin hemen öncesindeki dönemde ölçülen diyastolik kan basıncı PRS gelişen grupta PRS gelişmeyen gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düşük seyretti (p=0,023, 50±8’e karşı 58±11) Logistik regresyon analizinde MELD skoru ve reperfüzyon öncesi diyastolik kan basıncı düşüklüğü bağımsız ön gördürücü faktör olarak belirlendi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmamızda PRS oranını %58,1 olarak saptadık. PRS gelişimini etkileyen faktör olarak MELD skor yüksekliğini ve reperfüzyon öncesi diyastolik basınç düşüklüğü bağımsız etken olarak belirledik. Ortotopik karaciğer transplantasyonu sırasında PRS gelişimi anestezistler için oldukça önemlidir. PRS ile ilişkili önemli klinik faktörlerin bilinmesi bu sendromun önlenmeye çalışılması için stratejilerin karar verilmesine yardımcı olabilir.

Anahtar Kelimeler: Karaciğer transplantasyonu, postreperfüzyon sendromu, anestezi


Bahar Aydınlı, Ümit Karadeniz, Aslı Demir, Çiğdem Yıldırım Güçlü, Dilek Kazancı, Rabia Koçulu, Candan Haytural, Ayşegül Özgök, Erdal Birol Bostancı, Ali Zorlu. Postperfusion Syndrome in Cadaveric Liver Transplantations. Turk J Anaesthesiol Reanim. 2016; 44(3): 128-133

Corresponding Author: Bahar Aydınlı, Türkiye


TOOLS
Full Text PDF
English Full Text
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar